Kurumsal Akreditasyon

Son Güncelleme:

Bu platformda Yükseköğretim Kalite Kurulu’nun ulusal kalite ajansı olduğuna vurgu yaparak bir müddet sonra akreditasyon/ başarılı-başarısız ayrımı yapmasına ihtiyaç duyulacağı belirtilmiştir. Kalite güvence sistemleri aracılığı ile kurumlara farklı payeleri vermek ve kamuoyuna bu farklılığı anlatmak gerekeceği ifade edilmiştir. Böyle bir gelişmeye hazırlık olarak şu ana kadar uygulanan metrikler çerçevesinde bir ön çalışma sunulmaktadır. Dört bölüm (kalite güvencesi sistemi, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, yönetim sistemi) içinde 65 ölçüt kullanarak yükseköğretim kurumlarından akredite olmak için beklenebilecek performans, bir öneri olarak, sunulmaktadır (YÖKAK’ın KİDR hazırlama rehberi sürüm 1.4 metninde 93 ölçüt kullanmasına rağmen bu sayının azaltılmasının mümkün olması nedeniyle ve önceki sürümde 122 olan ölçüt sayısının 93’e azaltılması eğiliminin devam edeceği beklentisi ile burada 65 ölçüt ile yetinilmiştir).

 

Her bir ölçütün yanına beklenen minimum standart bilgisi girilmiştir. Ölçüte ait satırın son kolonu bu ölçütün puanını göstermektedir. Farklı ölçütlerin farklı önemi, ağırlığı olduğu kabul edilmelidir. Hem ölçütün göreceli önemi hem de yazılan standarta erişimin zorluğu değerlendirilerek bir puan üretilmiştir. Eğer yükseköğretim kurumu yazılı minimum standarta erişmiş ise tam puanı, eksik olduğu takdirde kismi bir puanı almalıdır. Her bölümdeki puanların toplamı 80 dir. Akredite olmak için her bölümden en az 50/80 puan almak talep edilebilir.

 

Her ölçütün ağırlıklı (olmazsa olmaz) içeriği planlama mı, uygulama mı, kontrol etmek mi, önlem almak mı sorusunun cevabı PÜKO ibaresi altındaki kolonlarda belirtilmiştir. Yükseköğretim kurumuna ışık tutmak amacıyla, gereksiz telaşa kapılmamak adına konmuştur ve akreditasyon süreci ile doğrudan bir ilişkisi yoktur. Sadece P içeren ölçütler/satırlar Planlama bilgisini mutlaka içermelidir;  eğer varsa Uygulama, Kontrol veya Önlem kolonu girişleri de tabii ki yapılmalıdır.

 

2019 itibarı ile mezun veren tüm yükseköğretim kurumları “dostca” değerlendirme sürecinden geçmiş olacaktır. Artık ‘sonuçlarının yaptırımlar içerdiği’ bir değerlendirme aşamasına geçme zamanıdır. Geçmiş dört yılda yapılanın tekrarı Kalite Kurulunun etkisini aşındırır. Bazı akademisyenlerin mevcut uygulama ile yetinilmesi, gereken mesajların Kurum Geri Bildirim Raporlarından alınabileceği yönündeki görüşleri tartışılmak durumundadır. “Dostca değerlendirme” yaptırım için kullanılamaz, hukuki mevzuat engel olur. Değerlendirme ifadesi esnek bir ifadedir. Genelde “iyileşme için destek” anlamına kullanılmaktadır. Bu nedenle raporların lisanı ve üslubu takımdan takıma çok tutarlı olmasa da bu mekanizma akademik hayatta kullanılır ve yararlı olur. Tavsiyeler gramla tartılmaz, çünkü gerek yoktur; yargı içermez. Halbuki süreç eğer yargı, yaptırım içerecekse hem standartların ne olduğu ayan beyan ortaya konmalıdır, hem de bu standarda uygun yaşandığının kanıtı aranmalı ve değerlendirilmelidir. Standartların ne olduğu temelde YÖK’ün yetkisinde olmalıdır. Tabii ki Kalite Kurulunun mevcut uzmanlığı ve deneyimi bu standartların konmasında  dikkate alınmalı, ortak çalışma ile sonuca gidilmelidir. Ama nihayetinde yetki ve sorumluluk YÖK’tedir. Bir yandan bu standartlarda anlaşma zorluğu, diğer yandan üniversitelerin kendini hazır hissetmemesi, yaptırımların ne olacağının belirsizliği, hatta yaptırımlara siyasi müdahale olasılığı yargı / sonuç içeren uygulamalarda çekingenlik yaratmaktadır. Ülkemiz bunları aşmak durumundadır. Kısaca akreditasyon olarak nitelendirilen bu sürece ilişkin ölçütler dizisi ve değerlendirme rehberi aşağıdaki matriste örnek olarak toplanmıştır; tabii ki geliştirilebilir. Bu içerik yanında doğru işleyiş için onun kadar önemli ‘ortam tasarımı’ olacaktır; hakemlerin performansı, sürece dış müdahale, itirazların değerlendirilmesi ve YÖK ile eşgüdüm gibi…

 

Hakem havuzunun sürekli ve etkili eğitilmesi, Kalite Kurulunun ilkelerini içselleştirmiş olması, adil ve kurumlar arası fark yaratmayan (eşit ve tutarlı) uygulamaları yapabilmesi çok önemli husustur. Kurumların ve kişilerin sürece müdahale etmesine asla müsaade edilmemesi, değerlendirme sonuçlarının şeffaf olması ve ciddi getirilerinin/ önlemlerinin hissedilmesi ulusal yükseköğretim sisteminin iyileşmesi için zorunlu önlemlerdir.

Hakem havuzunun katılımcı çalıştaylarda vaka tartışmaları, örnekleri değerlendirmeleri, hakemlerin aklına/ başına gelen ters durumların masaya yatırılarak ortak tavır ve politikalar geliştirilmesi, takım başkanı-üyeleri ilişkilerinin açık açık tartışılması, yaşanan güzel ve çirkin örneklerin irdelenmesi, havuzdakilerin ortak amaç ve yöntemleri benimsemesinin vazgeçilmezliğinin vurgulanması tüm akreditasyon sürecinin/ sonuçlarının sağlığına doğrudan etki edecektir. YÖK binasında yapılan bilgilendirme toplantıları yerine bir otelde ve tüm gün, hatta iki gün, sosyalleşme fırsatlarının bolca olduğu, sindirerek öğrenilen bir atmosferde bu çalışmaları yapmak düşünülebilir.

 

Akreditasyon sonuçlarına itiraz/ temyiz için tamamen ayrı, saygın, bağımsız ve uluslararası uzmanların çoğunlukta olduğu bir kurula ihtiyaç vardır.

 

Kalite Kurulunun akreditasyon hizmetini vermesi dostca değerlendirme hizmetini sürdürmesine engel değildir. Gelişme aşamasındaki kurumların bu uygulamadan kazanacakları beceriler olacaktır. Hakem havuzunun gelişmesi için de iyi bir fırsat olabilir.

 

Comments are closed.

yükseköğretim yönetimi, sistemleri, geliştirilmesi konularını tanıtan, destekleyen kişisel platform | www.oktemvardar.com

Yukarı ↑